ISO'nun açılımı İngilizce olarak "International Organization for Standardization" yani "Uluslararası Standardizasyon Kuruluşu"dur. Türkçede genellikle "Uluslararası Standartlar Örgütü" olarak anılır. 23 Şubat 1947 tarihinde kurulan bu örgüt, dünya genelinde standart belirleyen ulusal kuruluşları bir araya getirir.
ISO, farklı sektörlerde kalite ve güvenliği sağlamak amacıyla çeşitli standartlar geliştirir. Bu standartların her biri belirli bir yönetim sistemini ifade eder ve sektörlere göre numaralandırılır. Türkiye, bu organizasyona 26 Mayıs 1955 tarihinde üye olmuştur.
ISO, Türkiye'deki karşılığı olarak Türk Standartları Enstitüsü (TSE) ile benzer bir mantıkla çalışır. ISO'nun geliştirdiği standartlar, 5 ila 10 yılda bir revize edilerek güncel tutulur. Kurumların bu standartlara uygun olarak belge almaları, hizmet ve ürün kalitesinin evrensel düzeyde güvence altına alınmasını sağlar.
ISO'nun temel hedefi, dünya çapında geçerli standartlar oluşturarak, kaliteyi artırmak ve uluslararası ticarette uyumu sağlamaktır. Bu sayede ülkeler arasında ticari işlemler kolaylaşır, tüketici güveni artar ve ürün-hizmet kalitesi belirli bir seviyeye ulaşır.
En genel ifadeyle, ISO'nun amacı sektörel farklılıkları ortadan kaldırarak, kalite ve güvenilirlik konusunda ortak bir dil oluşturmaktır. Bu, hem üretici hem de tüketici açısından büyük bir avantaj sağlar. ISO'nun oluşturduğu sistemler sayesinde firmalar daha rekabetçi hale gelirken, tüketiciler de standartlara uygun ürün ve hizmetlere ulaşma imkânı bulur.
ISO, sadece ürün kalitesiyle sınırlı kalmaz; yönetim, çevre, bilgi güvenliği, iş sağlığı gibi pek çok alanda da sistematik düzenlemeler sunar. Bu sayede kurumlar daha düzenli, sürdürülebilir ve etkili bir yapıya kavuşur.